Şam
Doğum + ilk derslerEmevî Camii'nde hadis dersi veren genç bir âlim; aile kitaplığında mekanik saatlere meraklı.
Bölüm I
Şam'dan İstanbul'a — bir âlimin yolu
1525 · 1585
Şam'da bir babasının kitaplığında başlayan, Tophane'nin tepesindeki yıkık bir rasathaneyle son bulan altmış yıl.
Bir tanışma
16. yüzyıl Osmanlı dünyasının en üretken bilim adamlarından biri. Şam'da entelektüel bir aileye doğdu; din âlimi ve astronom olarak yetişti. Mısır'da Avrupa saatlerini inceledi, Nablus'ta güneş saatleri kitabı yazdı; nihayet İstanbul'da Sultan III. Murad'ın izniyle İstanbul Rasathanesi'ni kurdu.
Meraga ve Semerkant rasathaneleri geleneğini İstanbul'da sürdüren büyük saray projesinin mimarı.
Takiyüddin'in altmış yıllık hayatı dört şehir arasında geçti: doğduğu Şam, ders verdiği Kahire, kadılık yaptığı Nablus ve nihayet rasathanesini kurduğu İstanbul. Aşağıdaki zaman çizelgesi, bu yolculuğun önemli duraklarını sırasıyla anlatıyor; her durakta "Daha fazla" diyerek ayrıntıları görebilirsin.
"Gece ve gündüz vaktin belirlenmesi için pek çok aletle çalıştım — bunların en sevdiğim ve en seçkin bulduğum, mekanik saatler oldu." — Takiyüddin, el-Kevâkibü'd-dürriyye'den (meal)
Emevî Camii'nde hadis dersi veren genç bir âlim; aile kitaplığında mekanik saatlere meraklı.
İki medresede ders verdiği şehir. Mısır yıllarında Ali Paşa'nın koleksiyonundaki Avrupa saatlerini inceledi.
Filistin'in vadi şehrinde kadı; bu sırada güneş saatleri kitabını tamamladı — soyağacını da burada yazdı.
Galata Kulesi'nden ilk gözlemler, Tophane'de büyük rasathane, ardından Şehinşehname'ye giren bir kadro.
Patron ağı
Saraydaki desteği olmasaydı rasathane kurulamazdı. Üç güçlü ismin desteği projeyi ayakta tuttu.
Tahta çıktığı yıl Takiyüddin'i dinledi, rasathaneye onay verdi. Ocak 1580'de yıkım emrini de aynı sultan verdi.
Dönemin en güçlü sadrazamı. Takiyüddin'in saraya yakınlaşmasındaki kritik kapı.
Sultan'a rasathane fikrini önce o anlattı. İlim ve siyaset arasında köprü olan dönemin önde gelen âlimi.
Takiyüddin, Şam'da entelektüel bir aileye doğdu. Babası Maruf Efendi (1490 – 1564) tanınmış bir din âlimiydi; kardeşi de astronomide iyi bir üne sahipti.
Atalarının arasında, Selâhaddin Eyyûbî ve Nûreddin Zengî'nin hizmetinde Türk komutanlar — Mankubars ve Humartikîn — bulunur. Selâhaddin, Mankubars'ı Kuzeybatı Suriye'deki Şahyûn Kalesi'nin başına geçirmişti; Takiyüddin'in bazı eserlerinde kendini "el-Sayhûnî" diye anmasının kaynağı buradadır. Aile, yüzyıllarca geniş Suriye coğrafyasında yaşamıştı.
Yedi yaşından itibaren tefsir ve İslam hukuku okudu; bu dersleri döneminin önde gelen hocalarından aldı. Daha sonra Şam'daki Emevî Camii'nde hadis dersleri vermeye başladı.
Aynı yıllarda matematiğe, güneş saatlerine ve mekanik aletlere — özellikle saatlere — duyduğu ilgi belirgin biçimde kendini gösterdi. Sonradan mekanik saatler kitabı el-Kevâkibü'd-dürriyye'de, gece ve gündüz zamanı pek çok aletle ölçmeye özen gösterdiğini, en sevdiklerinin mekanik saatler olduğunu yazacaktı. İlerideki ondalık kesirler ve mekanik saatler üzerine eserlerin kökleri bu erken yıllarda atılıyordu.
Henüz genç yaşta, babası Maruf Efendi ile birlikte İstanbul'a geldi. Kanûnî Sultan Süleyman'ın sarayında dönemin önde gelen âlimleriyle — Çivizade ve Ebussuud Efendi — görüştü.
Ebussuud Efendi, 1545'ten 1574'e kadar tam yirmi dokuz yıl Şeyhülislam olarak görev yapacaktı. Bu erken karşılaşma, Takiyüddin'in saray çevresine yıllar sonra geri dönüşünün ilk tohumlarını attı.
Kanûnî'nin Nahcivan seferinin başladığı yıllarda Mısır'a döndü. Kahire'deki iki medresede uzun süre ders verdi.
Ali Paşa'nın koleksiyonundaki Avrupa saatlerini bu Mısır yıllarında inceledi. Ali Kuşçu'nun torunu Kutbüddinzade Mehmet Efendi ile tanışması ise Nablus kadılığından sonra yeniden döndüğü Mısır'a tarihlenir: Kutbüddinzade ona el-Kâşî, Kadızade Rûmî ve Ali Kuşçu'nun eserlerini verdi — Uluğ Bey'in Semerkant okuluna doğrudan bağ böyle kuruldu.
Kanûnî'nin saltanatının sonlarına doğru İstanbul'a tekrar geldi ve Edirnekapı semtindeki Ulâ Medresesi'nde müderris olarak atandı.
Bu görev, Takiyüddin'in İstanbul ilim çevresinde tutunmaya başladığı ilk uzun süreli durağı oldu. Ancak henüz başastronom ya da rasathane kurma fikrinden çok uzaktaydı; önünde Kahire, Nablus ve bir kez daha İstanbul'a dönüş duracaktı.
Filistin'in Nablus şehrinde kadı olarak görev yaptı. Güneş saatleri üzerine yazdığı büyük eserini bu sırada tamamladı.
Bu güneş saatleri kitabı, sonradan içerdiği uzun soyağacı nedeniyle araştırmacılar için bir biyografik kaynak haline geldi. Takiyüddin atalarının altıncı ve yedinci kuşağa uzanan adlarını burada zikrediyor; ailesinin Suriye topraklarına bağını böylece bizzat belgeliyor.
Bilinen üçüncü kez İstanbul'a geldi. Saraydaki güçlü isimler Hoca Sadeddin Efendi ve Sokollu Mehmed Paşa ile yakın dostluklar kurdu.
Hoca Sadeddin, az sonra III. Murad'ın hocası olacak ve büyük rasathane projesini Sultan'a anlatmada belirleyici rol oynayacaktı. Sokollu Mehmed Paşa ise dönemin en güçlü sadrazamıydı. Bu iki dostluk, ileride Takiyüddin'in saray desteğini kazanmasını mümkün kılan kanal oldu.
Saray başastronomu Ali ibn Muvakkit'in vefatının ardından bu göreve atandı. Gözlemlerine Galata Kulesi'nden başladı.
Galata Kulesi, henüz Tophane'deki büyük rasathane kurulmadan önce, İstanbul göğünün ölçüldüğü yüksek bir gözetleme noktası oldu. Buradaki yıllar, Takiyüddin'in İstanbul'un coğrafi konumuna uygun gözlem verilerinin biriktirildiği ilk dönemdir.
II. Selim'in ölümünün ardından III. Murad tahta çıktı. Takiyüddin, 150 yıldır kullanılan ve artık sapmış olan Uluğ Bey'in astronomi cetvellerinin yenilenmesi gerektiğini önce Sultan'ın hocası Hoca Sadeddin'e, ardından doğrudan Sultan'a anlattı.
III. Murad, kitaplara büyük ilgi duyan bir hükümdardı. Görüşme başarılı oldu: Sultan, yeni bir astronomi rasathanesi kurulmasına izin verdi. Şehinşehname'nin deyişiyle rasathane "Nasîrüddin ve Ali Kuşçu tarzında" — yani Meraga ve Semerkant rasathaneleri geleneğinde — kurulacaktı.
Rasathane Tophane'de inşa edilmeye başladı. Haziran 1575'te Sultan, çalışmalar için ek odalar yapılmasını emretti. Kayıtlı en erken gözlem Ekim 1576'ya tarihlenir.
Rasathane bir ana bina ve daha küçük bir ek binadan oluşuyordu. Kayda değer bir kütüphanesi vardı; vefat eden bir âlimin (Lutfullah) astronomi ve matematik kitapları rasathaneye aktarılmıştı. Ünlü Şehinşehname minyatüründe Takiyüddin ve rasathane ekibinin (yaklaşık on beş astronom) çalışırken resmedildiği yer burasıdır.
Rasathanede tam kapsamlı gözlem programı bu yıl başladı. Kasım 1577 başında, gökyüzünde aylarca süren büyük bir kuyruklu yıldız belirdi.
Takiyüddin, III. Murad için kuyruklu yıldızın etkileri hakkında astrolojik bir rapor hazırladı; raporu, Osmanlı'nın İran (Safevî) seferinde zafer kazanacağı yönündeydi. Aynı kuyruklu yıldız Avrupa'da Aristotelesçi kozmolojinin sarsılmasında önemli bir rol oynadı — Tycho Brahe, gözlemleriyle bu cismin "ay üstü" bir olgu olduğu sonucuna vardı.
Bu olayın ayrıntıları için 1577 Kuyruklu Yıldızı sayfasına bak.
III. Murad rasathanenin yıkılmasını emretti; bina, donanma birlikleri tarafından yıkıldı.
Kuyruklu yıldız raporunun ardından İran seferi beklenen gibi sonuçlanmadı; saraydaki gerginlikler ve bazı ulemânın muhalefeti yıkım kararının habercileri oldu. Rasathanede ilk kayıtlı gözlemden (Ekim 1576) yıkıma dek yalnızca üç yılı aşkın süre gözlem yapılabilmişti.
Yıkımın ardından bazı ulemâ Takiyüddin'in yargılanmasını istedi; III. Murad onu korudu ve Mısır ya da Şam'a gitmesini istedi. Sidre'nin bir cümlenin ortasında kesilmesi, İstanbul'dan ani bir ayrılışın işareti sayılır. Takiyüddin 1585'te vefat etti; mezarı bulunamadı.
Sidretü'l-müntehâ, rasathanedeki yeni gözlemlere dayanan beş risalelik dev bir el kitabıydı; gezegen bölümleri de planlanmıştı ama eser yarım kaldı. Son eseri Harîdetü'd-dürer'i 1584'te tamamlayıp yine Hoca Sadeddin'e ithaf etti. 18. yüzyıl başında İstanbul'da — büyük olasılıkla Mustafa Zeki Efendi eliyle — Sidre yeniden yayına hazırlandı; dönemin önde gelen âlimleri yeni nüshalar çıkardı. Bugün Takiyüddin, İstanbul Rasathanesi'nin kurucusu ve Osmanlı döneminin önde gelen mühendis-astronomlarından biri olarak anılıyor.
Hayatının merkezi: Tophane'de kurulan rasathane.
II. İstanbul Rasathanesi